Maaşa Zam İstemenin İncelikleri…
Maaşlı çalışanların en büyük sıkıntısı her daim ay sonunu getirememektir…
Hesapları yapıyosunuz, bir türlü denkleşmiyor gelir giderler değil mi? Eh artık zam istemenin zamanı geldi diye düşünüyorsunuz muhtemelen… Peki patronla zam görüşmesi yaparken nasıl bir strateji izlemek lazım iyice düşündünüz mü? Buyrun bir kaç öneri:
1. Sektördeki maaşları öğrenin:
Çoğu şirket sektöründeki ve pozisyonlarındaki ortalama maaş skalasını takip etmek için danışmanlık şirketlerini kullanır. Bu şirketler düzenli olarak şirketlerin verdiği ücretlerin istatistiklerini tutarak şirketlerle paylaşırlar. Şirketler de buna göre çalışanların ücretlerini belirli bir rekabet avantajı yaratacak şekilde ayarlamaya çalışırlar. Maaş zammı istemeden önce sektördeki benzer şirketlerin ücretlerinin ne seviyede olduğunu mutlaka öğrenin, eğer şirketiniz halihazırda size rekabetçi bir ücret veriyorsa isteyeceğiniz zam geri tepecektir ve iş verende kötü bir izlenim bırakacaksınızdır. Sektör ortalamasının altında aldığınızdan eminseniz işverene bunu koz olarak mutlaka sunun görüşmede.
2. Sizinle aynı pozisyonda çalışan kişilerin maaşını tahmin etmeye çalışın:
Ücretler çoğu zaman gizli tutulması gereken bir konudur, hatta bir personelin ücretini başka bir personele söylemesi iş akdinin feshine bile yol açabilir. Ancak işin aslı böyle değildir pek. Şirketler personelinin bu sırrı saklayacaklarına safça inanabilirler ancak personel genelde ücretleri doğrudan öğrenebilir veya insanların hayat standartlarına bakarak dolaylı olarak tahmin edebilir.
3. Kozlarınızı oynayın:
Elinizdeki kozlar aynı pozisyonda başka birisinde olmayan bir yetkinlik, fark yaratacak bir tecrübe, istikrarlı bir başarı tablosu, olağanüstü bir başarı, elde edilen sertifikalar, eğitim seviyesi, kimsede olmayan bir know-how, size bağlı sadık bir müşteri portföyü vb. olabilir. Bu kozlar çalıştığınız sektöre ve pozisyona bağlı olarak değişecektir. Ancak değişmeyen tek şey bu kozların mutlaka doğrudan veya dolaylı olarak şirkete bir değer katması gerektiğidir. Tamamıyle uzak doğu ile ticaret yapan bir firmada japonca veya çince bilmek bir koz iken rusça bilmek alakasız olacaktır örneğin. Zam isterken bu kozlarınızı açıkca masaya koyun ve şirketin siz olmasanız neler kaybedeceğini üstüne basa basa vurgulayın. Ayrıca sene içersinde sizi diğerlerinden ayıracak başarılarınızı da işverenin gözüne sokmakta fayda var… Hiç böyle bir kozunuz yoksa, boşuna zam istemeyin, işveren kaale almayacaktır.
4. Kolayca yeri doldurulabilir bir eleman mısınız?
Eğer çalıştığınız pozisyon kritik değil ve kolaylıkla yerinize başka birisi işe alınabilecekse zam isterken temkinli davranmakta fayda var. İşveren sizin yerinize her zaman aynı maaşa çalışacak birisini bulabilir, üstelik şirketlerin her daim temiz kana ihtiyacı vardır. Ancak şirket sizin için bir yatırım yapmışsa, örneğin sizi bir eğitime gönderdiyse veya şirketin önemli bir pozisyonunu uzun vadeli sonuç almak üzere size emanet ettiyse o zaman yeri kolaylıkla doldurulamaz bir elemansınız demektir. Bunu iyi kullanın, istediğiniz zam oranının size yapılan yatırımın yanında az kaldığını, işten ücret memnuniyetsizliği sebebiyle ayrıldığınız takdirde bütün bu yatırımın rakip şirkete kaptırılacağının altını çizin, mümkünse ima edin.
5. Kendinizi bilin:
İstatistiklerinizi ezbere bilin, performans değerlendirme sonuçlarınız, en son bütçe-gerçekleşen oranları, getirdiğiniz fikrin şirkete kattığı artı değer, önerdiğiniz fikrin şirketin verimliliğini ne kadar yükselttiği, ne kadar fazla mesai yaptığınız, devamsızlık oranınız, başarılı proje sayısı gibi sizin başarınızı belirleyen faktörleri iyi analiz edin. Siz iş veren olsaydınız kendinize zam yapar mıydınız? Bu soruya net bir şekilde “evet” cevabını veremiyorsanız zam talebinizi gözden geçirmek zorundasınız demektir. İşveren üzerindeki itibarınızı kaybetmek zam alamamaktan daha kötü sonuçlara yol açar.
6. “Geçinemiyorum” argümanını dikkatli kullanın:
Çoğu zam isteyen personel en son öne sürülecek bu argümanı işverenin karşısına ilk olarak sunar. Düşünülen şey “ben biraz ağlayayım, kendimi acındırayım da patron üzülsün zam yapsın”dır. Halbuki patronların içinden yufka yürekliler çok nadiren çıkar, genellikle sizin hayat standardınız patronların umrunda değildir, hatta geçim sıkıntısının ne olduğu konusunda çok uzun zamandır pek bir fikirleri de yoktur. Dolayısıyla bu argüman çok etkili olmayacaktır.
Ayrıca gerçekten geçinemez durumda olduğunuz taktirde bu argümana sarılmakta fayda var. Kolunuzda pahalı bir saat, geçen ay aldığınız bir araba, girdiğiniz bir ev yatırımı varken, iyi lokantalarda yemek yiyor, pahalı yerlerden giyiniyorsanız emin olun bunlar patronunuz tarafından farkediliyordur. Ve kendisine “geçinemiyorum, ayın sonunu zor buluyorum” derken lacoste amblemli gömleğiniz emin olun ki size bu sefer dezavantaj getirecek. “Lüks yaşama arkadaşım, biraz tutumluluk iyidir” diyip postalanırsınız.
7. Son koz, “ayrılacağım”:
Kendinize güveniyorsunuz, yeri doldurulamayacak bir personel olduğunuza eminsiniz, maaşınız sektör ortalamasının altında ve iş arkadaşlarınız sizden yüksek maaş alıyor, ve artık gerçekten geçinemiyorsunuz. Bulunduğunuz durum birden fazla açıdan adaletsiz bir maaş aldığınızı gösteriyor olabilir. Ancak tüm bunlar eğer arkasında b planı olmazsa anlamsız olacaktır. İşvereniniz tüm argümanlarınızı reddetmiş ve size maaş artışı için çaba sarfetmeyecek gibi görünüyorsa usulca iş aramaya başlayın. Daha yüksek maaş teklif eden cazip şirketler bulabiliyorsanız ne ala, bunu işverenin karşısına bir koz olarak çıkartabilirsiniz. En kötü ihtimalle başka bir şirkete geçerek maaşınızı arttırabilirsiniz, ama unutmayın iş değiştirmenin maliyeti (yeni ortama adapte olmak, yeni çevre edinmeye çalışmak, kariyer basamaklarında gerilere düşmek, tazminatı alamamak vs) alınacak maaş zammından fazla olabilir. Bunu da mutlaka göz önünde bulundurun.
Bu işler biraz da kısmet, şansınız bol olsun, patronun iyi gününe denk getirmeyi de unutmayın sakın. Allah kazancınızı arttırsın ne diyeyim…
İlginizi çekebilir:
Kronik yorgunluğu yenmek için 5 basit tavsiyeLaptop'u Dik Kullanmak
Medya Diyeti
Para biriktirmek için 10 pratik tavsiye
Okuduğunuz yazı telif haklarıyla korunmaktadır. Yazının tamamı veya herhangi bir parçası site sahibinin onayı alınmadan kopyalanamaz.
Bu yazıyı beğendiyseniz linkini sitenize koyarak referans verebilrsiniz.
http://akilligelisim.com/2008/08/10/3/
