18 Eylül 2008 1 Yorum

Padişah'tan bile daha konforlu yaşıyoruz. O halde sorun nerede?

Topkapı sarayına gitmiÅŸ olanlar; bir an için gözünüze harem bölümünü getirin… PadiÅŸah’ın evini, yaÅŸadığı ve günlük hayatını geçirdiÄŸi yeri…

Bir de kendi evinizi gözünüzün önüne getirin ve karşılaştırın: kim daha fazla konfora sahip?

DuÅŸ baÅŸlığından akan sıcak suyunuz, alafranga tuvaletiniz, kaloriferiniz, lambanız, sizi tüm dünyaya baÄŸlayan internet baÄŸlantınız var… Kısacası padiÅŸahlardan bile iyi yaşıyorsunuz, ama bir ÅŸeyler eksik deÄŸil mi? Hala sahip olduklarınız yetersiz öyle deÄŸil mi?

Bu yazımda “yeterlilik” ve “ihtiyaç” kavramlarını kurcalıyorum… PadiÅŸah konforunda yaşıyor ve mutsuzsanız size bu konuda önerilerim var.

İnsanoÄŸlu her zaman sahip olduÄŸuna deÄŸer vermeyen ve eriÅŸemediklerini gözünde büyüten bir varlıktır. Aslında kapitalizmin ve tüketimin temelinde yatan ÅŸey de tam olarak bizdeki bu “kusur”dur. Bir türlü tatmin olmaz, hiçbir ÅŸekilde dünyanın bize verdiklerine şükretmeyiz.

Etrafınızda, televizyonlarda vs. görmüşsünüzdür… Altında son model spor arabaları, harika sevgilileri, boÄŸazda yalıları olmasına raÄŸmen yüzünden mutsuzluk akan, tatmin olamayan ve depresyonda insanlar vardır. Ben bu insanları hep merak etmiÅŸimdir: “Neden her ÅŸeye sahip olmalarına raÄŸmen hala mutlu deÄŸiller?”

Mutluluk sahip olduklarımıza endeksli değil

Mutluluk konusunda bu sitede sayısız yazı bulacaksınız. Zira mutluluk konusunda kiÅŸisel geliÅŸim “guru”ları o kadar abuk sabuk ÅŸeyler yazıyorlar ki, birilerinin bunu eleÅŸtirmesi lazım.

KiÅŸisel geliÅŸim camiasında en çok rastlanılan kliÅŸe “hedeflediklerini baÅŸar bu sayede istediÄŸin ÅŸeyleri alabileceksin… Aldıkça mutlu olacaksın”dır. Bu kliÅŸe Amerikan tipi mutluluk algılayışı, yani sahipliÄŸe endeksli bir dünya görüşünün sonucudur.

Oysa ki yapılan akademik araÅŸtırmalar “parayla saadet olmaz” atasözünü destekler niteliktedir. Hadi bunu geçtik, parayla saadet olmayacağını, olmadığını saÄŸlığını-sevdiÄŸi bir insanı-arkadaÅŸlarını kaybedenler daha iyi bilecektir.

Yazımın başında belirttiÄŸim gibi, bugün Türkiye’deki en orta halli aile bile konfor olarak padiÅŸahlardan daha iyi durumda… PadiÅŸahlardan daha fazla tatmin olduÄŸumuzu, daha mutlu olduÄŸumuzu kim iddia edebilir?

Ne kadar konfora ihtiyaç var?

Kapitalist kültür konfor’u sınırsız kılacak ürünleri önümüze sunuyor… Bundan 5 sene evvel hiçbirimizin LCD televizyon’a ihtiyacı yoktu, oysa bugün LCD televizyon bir konfor unsuru olarak sunuluyor. Türkiye’de dijital yayın olmamasına, kimsenin oturma odasında 20 cm’lik daha yere ihtiyacı olmamasına ve halihazırda tüm ihtiyaçları mevcut televizyonlar görmesine raÄŸmen LCD bir tutku unsusu olabiliyor.

Yine teknolojiden örnek vereyim: kullandığınız cep telefonunun özelliklerinin % kaçını kullanıyorsunuz? Kontörlü hat kullanıp, GPRS’ten bir kb bile data indirmeyen ama EDGE teknolojisine sahip cep telefonu satın alan yüzbinlerce insanı görünce, bu soruyu bir kez daha soruyorum kendime: “Ne kadar konfora ihtiyacım var?”

Değerleriniz, vizyonunuz ve varoluş amacınız konfor ihtiyacınızı belirler

Konfor ihtiyacı kişiden kişiye muazzam şekilde değişen bir konudur. Kimisi soba karşısında oturarak bile mutlu ve tatmin olabilirken, kimisi boğaz gören bir ev olmadan kendisini tam hissedemez.

İki tür insanı da ne yadırgıyorum, ne de yargılıyorum. Bence insan kendisini nasıl iyi hissedecekse o konforu aramalıdır.

Ancak bunu yaparken kendi değerlerini bilmeli ve buna paralel ilerlemelidir. Aksi durumda tatminsizlik ve mutsuzluk kaçınılmaz olacaktır.

Konu çok soyut hale gelmeden kendimden bir örnek vereyim. Benim hayatımı ÅŸekillendirdiÄŸim ve dünya görüşümün merkezindeki deÄŸerlerimi “basitlik”,”baÅŸarı”,”verimlilik”, ve “bağımsızlık” olarak özetleyebilirim.

Kendim için istediğim konforu da buna göre belirliyorum. Örneğin beni 5+1 malikane gibi bir evden ziyade, minimalist şekilde tasarlanmış (basitlik), her alanı efektif kullanılmış (verimlilik), küçük ve istediğim zaman beni dış dünyadan kopartacak (bağımsızlık) bir ev daha çok tatmin edecektir.

Merkezine “etkileyicilik”, “takdir”, “heyecan”, “para/servet” gibi deÄŸerleri yerleÅŸtirmiÅŸ birisi için alacağı araba çok büyük ihtimalle pahalı (para/servet), göz alıcı renklere sahip (etkileyici), çok hızlı giden (heyecan) ve herkesin kıskandığı (takdir) bir spor araba olacaktır… Oysa ben elektrikle çalışan (verimlilik), kolay park edilen (bağımsızlık), iç aksamı sade (basitlik) bir smart for two‘yu daha cazip bulabilirim.

Sonuç

Mesele ne kadar mal varlığına sahip olduÄŸunuz deÄŸildir, nelere sahip olmayı istediÄŸiniz de deÄŸildir… Önemli olan kendi deÄŸerleriniz ile sahip olmak istediÄŸiniz ÅŸeylerin sunduÄŸu konfor’un birbiriyle örtüşmesidir.

Kendi değerlerinizin ne olduğunu tespit ederseniz mutluluğunuzu arttıracak konforu belki daha küçük şeylerde, belki de halihazırda sahip olduklarınız dışındaki şeylerde bulabilirsiniz.

Önemli olan toplumdaki herkesin yaptığı gibi yapmak değil, canınız ne istiyorsa onu yapmaktır.

Bu yazıyı paylaşın:
  • Facebook
  • Twitter
  • StumbleUpon
  • del.icio.us
  • Digg
  • Reddit
  • LinkedIn
  • Yahoo! Buzz
  • Add to favorites
  • RSS
  • Netvibes
  • email
  • Print

İlginizi çekebilir:
Otomobil: Satınalmak mı Kiralamak mı?
Mantıklı Olanı Yaptım! Artık bir Smart Sahibiyim…
Medya Diyeti
Kronik yorgunluğu yenmek için 5 basit tavsiye
İşe Yakın Yerde Ev Tutmak Mantıklı Mı?

Okuduğunuz yazı telif haklarıyla korunmaktadır. Yazının tamamı veya herhangi bir parçası site sahibinin onayı alınmadan kopyalanamaz.

Bu yazıyı beğendiyseniz linkini sitenize koyarak referans verebilrsiniz.

http://akilligelisim.com/2008/09/18/padisahtan-bile-daha-konforlu-yasiyoruz-o-halde-sorun-nerede/

Bir Cevap to “PadiÅŸah'tan bile daha konforlu yaşıyoruz. O halde sorun nerede?”

  1. Serhat Sine - serhat-sine.com/blog 28 Mart 2009 at 22:38 #

    Merhaba Mustafa,

    Öncelikle web günlüğünü ve içeriğini çok güzel bulduğu belirtmek isterim. Benzer farklı hareketlerinin de devamını dilerim.

    Farklı bir yol Maneviyata Yatırım mı?
    Kredi kartınız bizi hiiç ilgilendirmiyor !

    Kendi hayatım yerine PadiÅŸah’ın “kudret” dolu hayatını tercih ederim. Åžaka bir yana; bana göre önemli olan nefse hakim olan ihtiyaçların giderilmesinden çok ruhun ihtiyaçlarıdır.

    Tüketmenin sonu yok, e Mutluluk dayatılan hedeflerde de değil.

    Çok güzel bir konuya temas etmiÅŸssin. Konuyla ilgili olarak gözüne Mustafa Merter’in 900 Katlı İnsan kitabı çarparsa ufaktan bir göz atmanı öneririm.

    Saygılarımla,
    Serhat SİNE


Cevap Yaz

Copy Protected by Chetan's WP-CopyProtect.