3 Ocak 2010 0 Yorum

Hangi Tavsiye Kaale Alınmamalı?

Hepinizin başına gelmiÅŸtir, durup dururken birisi (ailenizden birisi, arkadaşınız, patronunuz, yoldan geçen birisi vs.) gelir size herhangi bir konuda “öyle yapma, böyle yap” diye tavsiye verir… Türk halkı olarak tavsiye vermeyi çok seven bir yapımız var. Ancak, tavsiyeler doÄŸru kiÅŸiden-doÄŸru zamanda-doÄŸru amaçla gelmediÄŸinde rahatsız etmekten öteye gitmiyor.

Hele ki enteresan bir insansanız, toplumun hareket ettiÄŸi yönde pararlel ilerlemiyorsanız (mesela ben) inanılmaz yorucu olabiliyor bu tavsiyeler… Bu yazıda tavsiye bombardımanı altındaki hayatımızda hangi tavsiyeleri kaale almayıp, bildiÄŸimiz gibi hareket etmeliyiz biraz ahkam keseceÄŸim..

Tavsiye nedir?

Yaptığınız bir ÅŸey için birisinin size o yaptığınız ÅŸeyi daha farklı yapmanız için söylediÄŸi sözlerdir… Mesela “sanatçı olma, mühendis ol… Daha iyi para kazanırsın” spektaküler bir tavsiye örneÄŸidir… Veya “spor yapma, kalp krizi geçirirsin” de bu türden bir örnektir… Bazen iÅŸe yarar tavsiyeler de duyulur, mesela “çok fazla alkol alma, karaciÄŸerin zedelenir” gibi.

Bu ve bunun gibi nasihatler, bizlere toplumda birikmiÅŸ tecrübelerin aktarılmasını saÄŸlar (iyi ihtimalle)… Ancak çoÄŸu zaman bu tavsiye süreci saÄŸlıklı iÅŸlemez, arkasında baÅŸka nedenler yatar.

Günlük hayatta saÄŸdan-soldan bombardıman halinde gelen tavsiyelerden bunaldığım için kendi açımdan bir filtre geliÅŸtirdim… Bu filtreyi geçemeyen tavsiyeleri ve tavsiye edenleri dinlemiyorum, kanalları kapatıyorum… İnanın acayip rahatlıyorsunuz ve huzurlu oluyorsunuz.

Peki bu filtre nasıl çalışıyor? Anlatıyorum:

1) Tavsiyeyi veren sizi ne kadar tanıyor?

Size herhangi bir konuda tavsiye veren kiÅŸi sizi ne kadar tanıyor? Daha tanışalı bir kaç ay olmuÅŸken, zart diye yaÅŸam tarzınıza yorum yapan birisi varsa, hoop kardeÅŸim dur orada demelisiniz… Kimse kimseyi bir kaç ayda yeterince tanıyamaz, uzun süre geçmesi gerekir.

Sadece süre de değil, ilişkilerin yoğunluğu da önemli. Örneğin ayda yılda bir görüştüğünüz bir akrabanız (ki çocukluğunuzdan beri sizi tanıyordur) sizi dostunuzdan daha iyi tanıyamaz.

Dolayısıyla ilk filtre bu… “Beni ne kadar tanıyorsun da tavsiye vermeye niyetlendin?” sorusunun cevabı “çok iyi tanıyorum” deÄŸil ise, o tavsiye dinlemeye deÄŸmez.

2) Tavsiye veren kiÅŸi tavsiye verdiÄŸi konuya ne kadar hakim?

Ortalama bir Türk insanının kendisini her iÅŸin uzmanı sanma problemi var bence… Nereden mi biliyorum? Kahveye gidip bir futbol maçı izleyin, teknik direktörlüğü Daum’dan, Fatih Terim’den, Mustafa Denizli’den daha iyi bilen bir kahve dolusu adam göreceksiniz. Veya herhangi bir ekonomik gündemi ortaya atın… KonuÅŸacağınız kiÅŸiler, baÅŸ ekonomist edasıyla yorum yaparlar genellikle…

Size “borsanın kumar olduÄŸunu” söyleyen ve asla bulaÅŸmamanız gereken bir kiÅŸiye sorulacak ilk soru ÅŸudur: “sermaye piyasasına ne kadar hakimsin?”… Herhangi bir temel finans eÄŸitimi gördün mü?

Veya “yemeklerini ekmeksiz yiyorsun, saÄŸlığın bozulacak” diyen birisine sorun: “karbonhidrat nedir?” diye… Bu temel sorulara saÄŸlıklı cevap alamazsanız tavsiyenin devamını dinlemenin ve vakit kaybetmenin anlamı yok.

Bana bir arkadaşım “mutlaka yoga yapmalısın, saÄŸlığın için bu önemli” demiÅŸti (ki üniversitede 2 sene hatha yoga yaptım) ama kendisine “asana nedir?” diye sorduÄŸumda cevap alamamıştım (Asana: Yoga’daki duruÅŸ pozisyonları)… Yoga yapmak kesinlikle saÄŸlıklı, ama bu konuda tavsiyeyi konuyu hiç bilmeyen birisinden almak gereksiz.

3) Tavsiyeyi veren kişi kendisi hayatında o tavsiyeyi uyguluyor mu?

Tavsiyeyi vermek kolay, uygulaması zordur… ÖrneÄŸin obezite sınırında olan bir tanıdığım bana (ki gayet fitim) “saÄŸlıksız besleniyorsun, ÅŸunu ye-bunu yeme-şöyle ye-böyle yeme” türünden yarım saatlik bir nutuk çekmiÅŸti. Kendisine “peki sen neden bu söylediklerini yapmıyorsun?” dediÄŸimde “iÅŸ-güç-hayat zor-vakit bulamıyorum” türünden mazeretleri sıraladı…

Arkadaşım, kendi uymayacağın tavsiyeye ben neden uyayım? Veya uyacaksam da senden dinleyip uyacak değilim, zaten aklım varsa kendim bulur uygularım.

4) Tavsiye “bedavadan” mı geldi? Siz mi talep ettiniz?

Yazının başından beri “yahu sen de ÅŸu an tavsiye veriyorsun ama…” diye düşündüğünüzü biliyorum. Bir tavsiyeyi deÄŸerli kılan ÅŸey, kiÅŸinin o konuda bir arayış içinde olması ve tavsiye verecek kiÅŸiye danışmasıdır.

Gidersin kariyerinle ilgili bir ÅŸeyi merak edersin, tecrübeli bir yöneticiye sorarsın “hangi sektörde olmalıyım?” diye… İşte o an, tavsiye verecek kiÅŸiyi kendin seçmiÅŸsindir, seni tanıdığını düşünüyorsundur, konuya da hakimdir, kendisi de vereceÄŸi tavsiyeyi zamanında uygulamıştır (veya uygulayamadıysa da sebebini bilmektedir). Bu tür durumlarda tavsiye gerçekten iÅŸe yarar, sizde davranış deÄŸiÅŸikliklerine yol açar.

Bu siteyi de internet’te merak ettiÄŸiniz bir konuda arama yaparken buldunuz… Kimse sizi zorlamadı, özgür iradenizle kafanızdaki sorulara cevap aradınız ve yazılarıma denk geldiniz. Dolayısıyla bu yazıları okuyarak, talep ettiÄŸiniz bir tavsiyeyi benden alıyorsunuz.

Ancak siz talep etmeden size bir tavsiye veriliyorsa her bedava verilen şey gibi o tavsiyenin de bir kıymeti yoktur. İnsan ancak kendisi aktif bir şekilde aradığı zaman bir tavsiye davranış değişikliğine yol açar. Aksi durumda nafile bir şeydir.

Sonuç: Bundan sonra iÅŸ yerindeki birisi size durduk yerde “öyle yapma böyle yap, böylesi daha faydalı” derse

tavsiye istemedim ama bedavadan verdi -> beni yeterince tanımıyor -> söylediÄŸi konuda uzman deÄŸil -> kendisi de zaten tavsiyesini uygulamıyor ->SALLA GİTSİN diyerek “teÅŸekkür ederim, bir ara tavsiyeni düşüneceÄŸim” diyerek kibarca başınızdan salabilirsiniz…

Bu yazıyı paylaşın:
  • Facebook
  • Twitter
  • StumbleUpon
  • del.icio.us
  • Digg
  • Reddit
  • LinkedIn
  • Yahoo! Buzz
  • Add to favorites
  • RSS
  • Netvibes
  • email
  • Print

You might also like

Hangi Balık Ne Zaman Yenir? Balık açısından dünyanın en güzel yerlerinden birisinde yaşıyoruz. Üç tarafımız denizlerle...
MaaÅŸa Zam İstemenin İncelikleri… MaaÅŸlı çalışanların en büyük sıkıntısı her daim ay sonunu getirememektir... Hesapları yapıyosunuz,...
Gittigidiyor Ortaklık Programı Bir süredir bu web sayfasının en azından kendi masrafını çıkartabilmesi için siteye reklam koydum....
Bireysel Emeklilik nedir? Bireysel emekli olmak için 10 sebep Televizyonda ilgi çekici reklamlarda denk geliyorsunuz bireysel emeklilik sistemine, avivasa, garanti...

Okuduğunuz yazı telif haklarıyla korunmaktadır. Yazının tamamı veya herhangi bir parçası site sahibinin onayı alınmadan kopyalanamaz.

Bu yazıyı beğendiyseniz linkini sitenize koyarak referans verebilrsiniz.

http://akilligelisim.com/2010/01/03/hangi-tavsiye-kaale-alinmamali/

Cevap Yaz

Copy Protected by Chetan's WP-CopyProtect.