Akıllı insanlar için borsa serisi 2: Borsa’ya nasıl yatırım yapmalıyım?

Borsa’ya yatırım yapmak isteyenlerin en sık sordukları ve cevabını bilmedikleri soru şudur: Nasıl yatırım yapmalıyım?

Bu yazıda borsa’da yatırım yapmak için uygulayabileceğiniz teknikleri ve filtreleri anlatıyorum.

Kısa dönemli veya uzun dönemli yatırım

Borsa’daki yatırımcıları iki ana kategoriye kırabiliriz: kısa vadeli yatırımcılar ve uzun vadeli yatırımcılar…

Kısa vadeli yatırımcılar en fazla 2-3 aylık vadelerle yatırım yapan, çok sık miktarda alım-satım işlemi gerçekleştiren hiperaktif yatırımcılardır. Bu tür yatırımcılar  kısa vadede büyük kazanç elde etme hedefiyle yatırım yaparlar. Bu sebeple yatırım yapacakları şirketle ilgili piyasada iyi bir haber duyarlarsa hemen gidip alırlar, kötü haber çıkarsa da hemen satarlar… Olaylara bakışları miyopiktir, çoğunlukla büyük resimle ilgilenmezler.

Bu tür yatırımcılar “trend analizi” veya “teknik analiz” olarak adlandırılabilecek bir yöntemi sıklıkla kullanırlar.. Buna göre borsa grafikleri aşağı yöne doğru seyrederken “en düşük noktayı tespit edip” burada alıp yapmak ve “en yüksek noktayı tespit edip” burada satmak hedefini güderler… Bunun için de baş-omuz analizleri, momentum analizleri gibi bazı matematiksel varsayımlara dayalı analiz yöntemleri kullanırlar.

İkinci tip yatırımcılar ise uzun vadeli yatırımcılardır… (ki ben kendimi bu şekilde tanımlıyorum) Bu tip yatırımcılar hisse senetlerini en az birkaç yıl ellerinde tutacaklarını varsayarak alırlar. Gündelik haberlere göre hareket etmezler, şirketlerin ve içinde bulundukları sektörlerin “sürdürülebilir rekabet avantajı” var mı bunu tespit etmeye çalışırlar… Piyasaların çoğunlukla güzel ve verimli işlediğini, ancak balonlar ve krizler dönemlerinde çok iyi firmaların çok ucuza alınabileceğini varsayarlar. (Piyasa anomalilerini tespit ederler)

Yapılan uzun vadeli akademik araştırmalar kısa vadeli yatırımcıların genellikle ortalama borsa performansının altında getiri elde ettiklerini, uzun vadeli yatırımcıların ise genellikle ortalamanın üstünde getiri elde ettiklerini göstermektedir. Ancak çoğu zaman kısa vadeli getirilerin cazibesi, insanların genelde sabırsız olmaları ve şahsi ihtiyaçlar nedeniyle yatırımcıların geneli kısa vadeli bir profil izlemektedir… Uzun vadeli yatırımcıların bir hisse senedini 10-20 sene ellerinde tutup bekledikleri ve sonunda muratlarına ulaştıkları çok görülen bir durumdur (örneğin dünyanın en ünlü ve en zengin yatırımcısı Warren Buffett böyle bir insandır).

Benim akıllı gelişim okurlarına tavsiyem sabırlı değillerse borsa’ya hiç girmemeleri yönünde… Mümkünse kendinizi “uzun vadeli yatırımcı olacağım” diye disipline etmeniz sizin için büyük faydalar içeriyor.

 

Peki hangi şirketlere yatırım yapmalıyız?

Bu konuda gelmiş geçmiş en başarılı yatırımcı olan Warren Buffett şu tavsiyeyi veriyor: “Sermaye getirisi yüksek, İstikrarlı büyüme sergileyen, kolay taklit edilemeyen ürünler üreten ve marka bilinirliği yüksek, borçluluk oranı düşük firmalara yatırım yapın”.

Uzun vadeli yatırımcılar bir şirkette “sürdürülebilir rekabet avantajı” ararlar… Örneğin Coca-Cola şirketini ele alalım… Bu şirkete rakip olabilecek bir marka olarak dünya’da başka bir şirketin çıkması neredeyse imkansız kabul edilmektedir. Bu şirket neredeyse 80 yıldır birebir aynı ürünü üretmektedir… Neredeyse 20 yılda bir şişe tasarımını değiştirmekte, büyüklüğüne kıyasla çok az yatırım yaparak istikrarlı bir getiri sağlamaktadır.

Her yemekle giden, her zaman içilebilecek, keyif veren ve çok büyük marka bağlılığı olan bu şirket, ideal bir yatırım şirketidir.

Dolayısıyla bu tür şirketlerin tespit edilmesi önemlidir.

 

Rekabet avantajı olan şirketleri nasıl tespit ederiz?

Bu konuda Warren Buffett’ın tavsiyelerini listelersek:

1) Yüksek sermaye getiri oranı (Return on Equity):

Son 50 yılda Amerika’daki sanayi firmalarının ortalama sermaye getiri oranının (ROE%) %12 olduğunu biliyoruz… Türkiye’de ise bu oran %19 seviyesinde. Dolayısıyla çoğunlukla bu rakamların altında getiri sağlamış firmaları eliyoruz.

2) Yüksek varlık getiri oranı (Return on Assets):

Sadece sermaye getiri oranına bakmak yanlış olacaktır, çünkü şirket temettü dağıttığında sermayesi azalır ve bu sebeple sermaye getiri oranı artar. Bu yüzden aynı zamanda varlık getiri oranına da bakmak gerekir. Genel olarak %15’in altındaki firmaları eleyebiliriz.

3) Yatırılan kapital’in getirisi / Ortalama borçlanma oranı: (ROIC/WACC):

Bu en kritik rasyolardan birisidir. Bir firma düşük yatırım yaparak yüksek getiri elde ediyor olabilir.. Ancak bu yatırımlarını çok yüksek borçlanma faizi ile yapıyorsa yatırımcısına değer kaybettirmiş olabilir. Bu sebeple ROIC/WACC oranının 1’in üzerinde olması ve istikrarlı bir şekilde bunu sürdürmesi şirketin yatırımcısına değer kazandırdığını, aksi durumda değer kaybettirdiğini gösterir. ROIC/WACC oranı 1’in altındaki firmaları eleyebiliriz.

4) Net Borç/FAVÖK oranı (Net Debt/EBITDA)

FAVÖK, firmanın faiz gideri, vergi gideri ve amortisman gideri olmadan elde ettiği geliri göstermektedir. Bu gösterge şirketin nakit yaratma performansını gösteren önemli bir rasyodur. Net borç ise firmanın borçlarından elindeki nakit parayı çıkartması ile bulunur. Firma toplam borcunu bu şekilde yarattığı gelir ile kaç yılda ödeyebilir bu çok önemlidir. Bu rakam 5 yılı geçiyorsa firma ciddi bir borç sıkıntısına giriyor demektir. Hele 10-20 yıl gibi bir rakama ulaşıyorsa o firmadan kaçarak uzaklaşın.

5) Fiyat/Kazanç oranı (Price/Earnings)

Bu oran hisse senedinin o sene için elde ettiği net karın kaç katına satıldığını göstermektedir. Örneğin fiyat/kazanç oranı 10 çıkan bir şirket mevcut net karını devam ettirse kendisine ödenen parayı 10 yılda çıkartabilir varsayılabilir (basit olarak anlatmak gerekirse) Bu rakam 10’un üzerine çıkmaya başlayınca risk genel olarak artar… Genelde 10’un üzerindeki firmaların “çok hızlı büyüyeceği” ve net karının çok hızlı artacağı düşünülmektedir. Uzun vadeli yatırımcılar genel olarak 10’un altındaki şirketlere yatırım yaparlar.

Peki bu kriterleri sağlayan IMKB’de hangi firmalar var?

Ben sizin için bu araştırmayı yaptım… IMKB’de işlem gören 364 tane şirket içinden bu kriterlere uyan 12 şirket var.

Bunlar:

Koza Altin Isletmeleri AS
Ipek Dogal Enerji Kaynaklari Ve Uretim AS
Koza Anadolu Metal Madencilik Isletmeleri AS
Bagfas Bandirma Gubre Fabrik
Gubre Fabrikalari TAS
Tupras Turkiye Petrol Rafinerileri AS
Mardin Cimento Sanayii ve Ticaret AS
Unye Cimento Sanayii Ve Ticaret AS
Ford Otomotiv Sanayi AS
Turk Traktor ve Ziraat Makineleri AS
Turk Telekomunikasyon AS
Asya Katilim Bankasi AS

 

Aslında çok başarılı firmalar var, mesela BİM gibi… ancak bu firmalar çok yüksek fiyat/kazanç oranı ile işlem gördüğünden pahalı şirketler… Yukarıdaki şirketlerin tamamının fiyat/kazanç oranı 10’un altında…

Başka hangi filtreler konulabilir?

Yatırımlarınızı biraz daha daraltmak isterseniz bunların içinden yüksek temettü dağıtım oranına sahip olanlarını seçebilirsiniz. Veya bunların içinde Türkiye’nin Gayri Safi Yurtiçi Hasıla’sına paralel hareket eden şirketleri seçip öngörüleri daha rahat yapabilirsiniz (çünkü OECD, Dünya Bankası, IMF gibi kuruluşlar Türkiye’nin 2020 yılına kadar GSYH tahminlerini yapabiliyor)

Sonuç: Borsa’da uzun vadeli yatırım yapmak uzun vadede daha çok kazandırıyor… Bu yatırım stratejisini izlemek için ise temel 5 tane filtreyi kullanabilirsiniz.

, ,

  • Arcturus

    Çok faydalı bir yazı. Teşekkürler.

  • selim

    Merhaba,
    yazılarınızın başına yada sonuna tarih de ekleyebilir misiniz?

  • Ahmet

    şöyle bir sorum olacak müsadenizle: tıpkı bim gibi ilk dört kıstasa uyup da beşinciye uymayan, yani şirket iyi olup sadece piyasa fiyatı pahalı olan, bu sayede izlemeye alabileceğimiz şirketler hangileridir? teşekkür ederim…

Powered by WordPress. Designed by Woo Themes

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.