Arşiv | Sosyal Hayat Bu bölüm için RSS beslemesi

23 AÄŸustos 2010 0 Yorum

İnternet ve Mahremiyet Üzerine

İnternet ve Mahremiyet Üzerine

İnternet’in toplum üzerindeki etkileri derinlemesine inceleniyor. Hızlı bilgi akışı saÄŸlayan ve  uçsuz bucaksız bilgi kaynağı olan İnternet, sosyal açıdan incelediÄŸimizde enteresan deÄŸiÅŸimlere yol açıyor.

Bunlardan belki de en önemlisi mahremiyet… Eskiden iletiÅŸim sınırlı sayıda insan ile, sınırlı miktarda gerçekleÅŸtirilebilirken, bugün milyonlarca insana bir anda ulaşılabiliyor.

Tabi “iletiÅŸim” yapılacak “bilgi” ise her zaman bilimsel vs. olmuyor, kiÅŸisel de oluyor.

KiÅŸisel bilgileri internette yayınlamak ise mahremiyet açısından tam bir intahar niteliÄŸinde… Bu yazıda internet ve mahremiyet üzerine, “ne yapmalıyız” ve ”nasıl korunabiliriz” sorularına cevap arıyorum.

[devamını okuyun...]

28 Åžubat 2010 2 Yorum

Evlilik Öncesi Alışveriş Yapacaklara Tavsiyeler

Evlilik Öncesi Alışveriş Yapacaklara Tavsiyeler

Evlenmek enteresan bir şey. İstediğiniz kadar hazırlıklı olun, planlı davranın yine de hiçbir şeye vakit yetişmiyor.

Devamlı bir kaos hali yaşıyorsunuz ve bir şeylere yetişmeye çalışıyorsunuz. Bütçeler yapıyorsunuz tutmuyor, bir bakıyorsun bir yerden tasarruf ediyorsun başka bir yerden masraf çıkıyor.

Ama keyifli bir süreç olduÄŸunu söyleyebilirim… Bu yazıda benim evlenmeye hazırlanırken yaÅŸadığım tecrübeleri aktarıyorum.

[devamını okuyun...]

24 Åžubat 2010 1 Yorum

Hangi Balık Ne Zaman Yenir?

Hangi Balık Ne Zaman Yenir?

Balık açısından dünyanın en güzel yerlerinden birisinde yaşıyoruz. Üç tarafımız denizlerle çevrili ve yüzlerce balık türü yaşıyor bu denizlerde.

Yüzyılların birikimi, imparatorluk torunları olduÄŸumuz için balık yemeklerimiz de harika… Hangi balık nasıl piÅŸirilir, bunu çok iyi biliyoruz.

Ancak bu kültür herkeste eÅŸit seviyede yerleÅŸkin deÄŸil. ÇoÄŸumuz balık türlerini bile bilmiyoruz… Bir balık restoranına gittiÄŸimizde “ÅŸefim ne balığın var?” diye sorduÄŸumuzda bize garson bir sürü balık sayıyor… Ama hangi balık ne zaman yenmeli, hangi balığın mevsimidir bilmiyoruz.

Bugün size muhteşem bir hizmet olan, balık takvimini veriyorum. Bu takvime bakarak, hangi balık ne zaman yenir, hangi denizden çıkar, en lezzetli zamanı nedir öğrenebilir, balık yemeğe gittiğinizde arkadaşlarınıza hava atabilirsiniz.

[devamını okuyun...]

3 Ocak 2010 0 Yorum

Hangi Tavsiye Kaale Alınmamalı?

Hangi Tavsiye Kaale Alınmamalı?

Hepinizin başına gelmiÅŸtir, durup dururken birisi (ailenizden birisi, arkadaşınız, patronunuz, yoldan geçen birisi vs.) gelir size herhangi bir konuda “öyle yapma, böyle yap” diye tavsiye verir… Türk halkı olarak tavsiye vermeyi çok seven bir yapımız var. Ancak, tavsiyeler doÄŸru kiÅŸiden-doÄŸru zamanda-doÄŸru amaçla gelmediÄŸinde rahatsız etmekten öteye gitmiyor.

Hele ki enteresan bir insansanız, toplumun hareket ettiÄŸi yönde pararlel ilerlemiyorsanız (mesela ben) inanılmaz yorucu olabiliyor bu tavsiyeler… Bu yazıda tavsiye bombardımanı altındaki hayatımızda hangi tavsiyeleri kaale almayıp, bildiÄŸimiz gibi hareket etmeliyiz biraz ahkam keseceÄŸim..

[devamını okuyun...]

28 Kasım 2009 1 Yorum

Internet Bağımlılığı

Internet Bağımlılığı

Bu terimi ilk duyduÄŸumda çok gülmüştüm, “yahu internetin de mi bağımlılığı varmış? yuh artık…” diyordum. Bunu derken de yaklaşık 12 saattir bilgisayarın başında ekÅŸi sözlük okuyordum!

İnsan bazen kendi yaşadığı problemin farkına varamıyor, sanki hiç kendisine uğramamış, başkasının derdiymiş gibi geliyor.

Oysa bal gibi ben de internet bağımlısı olma yolundaydım.. (belki de olmuştum bilemiyorum)

Sene 2000′den hızlı sarım 2010′a geldiÄŸimde 10 senede bu yolda çok ilerleme kaydettim. Hayat artık internetsiz de var ve internete baÄŸlanma dürtümü kontrol edebiliyorum.

İnternet bağımlılığın başlaması, ilerlemesi ve sonunda kontrolü için kendi tecrübelerimi bu yazıda okuyabilirsiniz.

[devamını okuyun...]

15 Kasım 2009 2 Yorum

Facebook’tan Çıkıyorum

Facebook’tan Çıkıyorum

Sosyal medya devrimi olarak adlandırılan, insanların iletiÅŸim kanallarını zenginleÅŸtiren ve bunu teknolojiyi kullanarak saÄŸlayan bir site var herkesin malumu… Facebook.

Teknolojiyi çok yakından takip ettiÄŸim için, sitenin ilk üniversitelere yaygınlaÅŸtığı an üye olmuÅŸtum ve o sıralar etrafımda bildiÄŸim hiç kimse yoktu siteden haberdar olan. Herkese forward maillerle “ya bakın böyle bir site var, resim koyabiliyorsunuz, tag’liyorsunuz ve yorum yapabiliyorsunuz, harika bir fikir” diye haber vermiÅŸtim.

Gel zaman git zaman herkes gibi ben de ilkokul arkadaÅŸlarımı buldum sitede… “aaa ne kadar büyümüşsün, aaaa saçların bile dökülmüş” tepkilerini verdik…

Sonra application (uygulama) çılgınlığı çıktı. Abuk subuk bir sürü uygulamayla doldurdum profil sayfamı… Minimalist bir insan olduÄŸum için sonradan hepsini çıkarttım.

Biraz daha zaman geçince artık baymaya baÅŸladı Facebook… Normal hayatta görüşmediÄŸim, sadece tipini hatırladığım bir sürü insanla doldurdum listemi, kimseyi reddedemiyorsun sonuçta… Bir zaman merhabalaÅŸmışlığın oluyor.

Ve en sonunda hiç girmez oldum siteye, ama mailler gelmeye devam etti…

Ben de buna bir son verme kararı aldım. Peki tam gerekçeleri neler, nasıl tam anlamıyla çıkılıyor bu facebook’tan bu yazıda anlatıyorum…

[devamını okuyun...]

10 Ekim 2009 2 Yorum

Sadece Gülmek İçin: Kahkaha Yogası

Sadece Gülmek İçin: Kahkaha Yogası

Toastmasters İstanbul kulübünden tanıdığım Bülent Özsoy bir sohbette kahkaha yogasını anlatmıştı. İnsanların sebepsiz yere güldükleri ve bu sayede gündelik hayattaki streslerini hızlı bir ÅŸekilde atabildiÄŸini söylemiÅŸti…  Özellikle yetiÅŸkinlerin günde 10-15 defa güldüklerini, oysa ki çocukların 400 defa güldüklerini öğrendiÄŸimde çok ÅŸaşırmıştım. Düşündüm, hakikaten ben de günde en iyimser tahminle 10 kere gülüyorumdur ortalama.

Hayatıma deÄŸiÅŸik renkler katmayı amaçladığımdan kahkaha yogasının bir toplantısına katıldım perÅŸembe günü. Acayip eÄŸlendim, öyle ki yarım saatlik bir seansın ardından arabama yürümek için çıktığım Barbaros bulvarında hala sırıtarak geziyordum :) Muhtemelen insanlar ne yapıyor bu deli demiÅŸtir…

Detayları yazının devamında…

[devamını okuyun...]

18 Haziran 2009 2 Yorum

Mantıklı Olanı Yaptım! Artık bir Smart Sahibiyim…

Araba alma kararı İstanbul’da yaÅŸayan birisi için verilebilecek en zor kararlardan birisidir. Arabanız yoksa tıkış pıkış otobüslerde veya masraflı taksilerde sürüneceÄŸiniz kesindir. Arabanız varsa bu sefer de trafik, park sorunu, yakıt, masraflar vs. belinizi büker.

Netice itibariyle -bir ÅŸekilde- benim A noktasından B noktasına ulaÅŸmam gerekiyor… Bu iÅŸ de hiç ÖSS sorularına benzemiyor, çok fazla deÄŸiÅŸken var… Bu deÄŸiÅŸkenler ile alternatifler içinden bir seçim yaptım ve bir smart fortwo aldım. Gerekçelerim aÅŸağıda… Bakalım akıllı bir seçim yapmış mıyım? (site akıllı geliÅŸim diyor ya… site sahibi de akıllı iÅŸler yapmalı haliyle)

[devamını okuyun...]

18 Eylül 2008 1 Yorum

Padişah'tan bile daha konforlu yaşıyoruz. O halde sorun nerede?

Topkapı sarayına gitmiÅŸ olanlar; bir an için gözünüze harem bölümünü getirin… PadiÅŸah’ın evini, yaÅŸadığı ve günlük hayatını geçirdiÄŸi yeri…

Bir de kendi evinizi gözünüzün önüne getirin ve karşılaştırın: kim daha fazla konfora sahip?

DuÅŸ baÅŸlığından akan sıcak suyunuz, alafranga tuvaletiniz, kaloriferiniz, lambanız, sizi tüm dünyaya baÄŸlayan internet baÄŸlantınız var… Kısacası padiÅŸahlardan bile iyi yaşıyorsunuz, ama bir ÅŸeyler eksik deÄŸil mi? Hala sahip olduklarınız yetersiz öyle deÄŸil mi?

Bu yazımda “yeterlilik” ve “ihtiyaç” kavramlarını kurcalıyorum… PadiÅŸah konforunda yaşıyor ve mutsuzsanız size bu konuda önerilerim var.

[devamını okuyun...]

19 AÄŸustos 2008 0 Yorum

Vefalı dost olmanın 10 yolu

Görmüş geçirmiş, makam mevki sahibi insanlardan tanıdıklarınız varsa bir sorun, hayatta en sıkıştıkları anda yardımlarına koşan bir dostları, işlerini aksatacak bir durumla karşılaştıklarında kilit noktalarda tanıdıkları olduğu için fark yarattıklarını anlatacaklardır.

Çevre edinmiÅŸ olmak, iliÅŸki ağını geniÅŸletmek, kısacası “adam tanımak” çok kritik bir konudur… Bu kadar kritik bir konuyu gün içindeki karmaÅŸa sebebiyle es geçmek veya önemsememek uzun dönemde büyük sorunlar doÄŸuracaktır. ÖrneÄŸin sevdiÄŸiniz bir arkadaşınızı uzun süre arayıp sormadığınızda vefasız damgası yersiniz… Önemli bir gününde yanında olmadığınız bir tanıdığınız sizi defterinden silecektir.

Belki daha da kötüsü acil yardım ihtiyacınız olduÄŸunda, uzun süredir hatrını sormadığınız bir dostunuzdan yardım istediÄŸinizde “iÅŸi düştü aradı” olmaktır.

Bu krizleri yaÅŸadıktan sonra “ben haketmiyorum bu davranışları” diye serzeniÅŸlerde bulunmak ise anlamsız kaçacaktır, zira vefalı dost olmak için gerekli yatırımı yapmadığınız için pekala hakediyorsunuz bunları.

Peki vefalı olmak, geniÅŸ bir iliÅŸki ağına sahip olmak ve çevresi ile güç oluÅŸturabilen bir birey olmak çok mu zor? Hayır tabi ki… AÅŸağıdaki önerileri uygularsanız kısa zamanda sonuçlarını göreceksiniz: [devamını okuyun...]

Etiketler: ,
Copy Protected by Chetan's WP-CopyProtect.