Sosyal medya devrimi olarak adlandırılan, insanların iletiÅŸim kanallarını zenginleÅŸtiren ve bunu teknolojiyi kullanarak saÄŸlayan bir site var herkesin malumu… Facebook.
Teknolojiyi çok yakından takip ettiÄŸim için, sitenin ilk üniversitelere yaygınlaÅŸtığı an üye olmuÅŸtum ve o sıralar etrafımda bildiÄŸim hiç kimse yoktu siteden haberdar olan. Herkese forward maillerle “ya bakın böyle bir site var, resim koyabiliyorsunuz, tag’liyorsunuz ve yorum yapabiliyorsunuz, harika bir fikir” diye haber vermiÅŸtim.
Gel zaman git zaman herkes gibi ben de ilkokul arkadaÅŸlarımı buldum sitede… “aaa ne kadar büyümüşsün, aaaa saçların bile dökülmüş” tepkilerini verdik…
Sonra application (uygulama) çılgınlığı çıktı. Abuk subuk bir sürü uygulamayla doldurdum profil sayfamı… Minimalist bir insan olduÄŸum için sonradan hepsini çıkarttım.
Biraz daha zaman geçince artık baymaya baÅŸladı Facebook… Normal hayatta görüşmediÄŸim, sadece tipini hatırladığım bir sürü insanla doldurdum listemi, kimseyi reddedemiyorsun sonuçta… Bir zaman merhabalaÅŸmışlığın oluyor.
Ve en sonunda hiç girmez oldum siteye, ama mailler gelmeye devam etti…
Ben de buna bir son verme kararı aldım. Peki tam gerekçeleri neler, nasıl tam anlamıyla çıkılıyor bu facebook’tan bu yazıda anlatıyorum…