Evlilik Öncesi Alışveriş Yapacaklara Tavsiyeler

Evlenmek enteresan bir şey. İstediğiniz kadar hazırlıklı olun, planlı davranın yine de hiçbir şeye vakit yetişmiyor.

Devamlı bir kaos hali yaşıyorsunuz ve bir şeylere yetişmeye çalışıyorsunuz. Bütçeler yapıyorsunuz tutmuyor, bir bakıyorsun bir yerden tasarruf ediyorsun başka bir yerden masraf çıkıyor.

Ama keyifli bir süreç olduğunu söyleyebilirim… Bu yazıda benim evlenmeye hazırlanırken yaşadığım tecrübeleri aktarıyorum.

1) Mutlaka bütçe yapın ve o bütçede %20 fazladan pay bırakın

Evlenme sürecine girmeden önce “aman canım, alırız iki koltuk, buzdolabı, lcd, halı geçer gider…” şeklinde bir mantığa sahiptim klasik bir erkek olarak. Ben minimalist bir insan olduğum için kafamda yaşayacağım ev gayet basit bir evdi.

Ancak evlenmeye hazırlanırken durumun hiç de öyle olmadığını görüyorsunuz. “İki tane tencere canım ne olacak…” diye düşündüğün mutfak eşyası bir kenara yığıldığında dağlar tepeler büyüklüğünde oluyor, çatalı, tabağı, tenceresi, tavası, tuzluğu, bardağı derken onlarca çeşit mutfak kalemi çıkıyor ortaya. Dahası bunların fiyatlarını görünce afallıyorsunuz, inanılmaz masraflı şeyler.

Onun dışında perdenin benim için anlamı camı örten bir kumaş parçasıyken, milyarlarca liralık bir yatırım olduğunu öğreniyorum… Halılar da hakeza!

Bu ve bunun gibi “küçük ve az” sandığınız onlarca eşya-gereç’in varlığını evlenme hazırlığına giriştiğinizde anlıyorsunuz. Bütçenizi istediğiniz kadar detaylı yapın, mutlaka atladığınız küçük ama pahalı bir şeyler oluyor.

Bütçe yapmadan bu işe girişmeyin… Yaptığınız en kötümser bütçeye bile %20’lik bir pay bırakın ve öyle girişin bu işe, yoksa hayal kırıklığına uğrarsınız.

2) Kesinlikle araştırmadan bir şey almayın

Evlilik sürecinde ileri satınalma uzmanı oluyorsunuz ister istemez… Birebir aynı ürünü 2-3 kat pahalıya satan mağazaların varlığını, ancak ciddi bir araştırmadan sonra farkediyorsunuz.

Güzel bir alışveriş merkezinin güzel bir mobilya dükkanında gördüğünüz harika ve acayip pahalı bir ürünün aslında ümraniye’nin kenar mahallelerinin birisinde merdiven altında kalmış bir marangoz atelyesinde üretildiğini öğrendiğinizde şaşkınlığınız artıyor.

Bu gariban marangozun ürettiğinin üzerine, reklam, dükkan kirası, broşürler, elektrik, prezantabl satış görevlilerinin maaşlarını eklediğinizde niye bu kadar pahalıya geldiğini anlıyorsunuz mobilyaların.

Pahalı=iyi ve kaliteli algınız varsa, evlenmeden önce bu algınızı değiştirseniz iyi edersiniz…

3) Mağazalardan tasarım beğenin, imalatçıyı bulup yaptırın

Özellikle mobilya’da lüks mağazaların tasarımlarını yerinde görerek anlayın. Yeni moda şeyler daha basit oluyor.

Daha sonra Modoko’ya veya Masko’ya uğradığınızda göreceksiniz ki, buradaki mobilyacılar bu lüks mağazaların tasarımlarını birebir kopyalıyorlar. Biz alışverişe gittiğimizde gördük ki, aynı köşe koltuk takımı her 2 dükkandan birisinde var.

Modoko’yu da ucuz görüp “işte kaynağına ulaştık” diye düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Çünkü Modoko’daki mobilyacılar da başka birisine ürettiriyorlar bu mobilyaları. Biraz daha araştırdığınızda fason mobilya üreticilerini bulacaksınız. Bu kişiler biraz daha kenar mahallelerde dükkanları olan işletmeciler oluyor genelde.

Onların da çalıştıkları marangoz ustalar var. İşte bu adamlara ulaşabilirseniz gerçek üreticinin elinden mobilyanızı alabilirsiniz.

4) Alacağınız eşyalar hakkında çok detaylı bilgi edinin

Evlenme sürecinde bir mobilya, beyaz eşya, duvar kağıdı, perde uzmanı oluyorsunuz ister istemez. Vaktiniz yoksa ve paranız çoksa bu uzmanlık alanları üzerinde çalışmadan da ilerleyebilirsiniz ama cebinizden çok ciddi miktarda parayı havaya saçacağınıza garanti verebilirim. O yüzden biraz dersinize çalışırsanız iyi edersiniz.

Koltuk takımları: Öncelikle koltuk ile ilgili öğrendiğimiz en önemli üç kağıt, bu koltukların içine gürgen ağacı yerine sunta veya demir profil konularak imal edilmesiymiş. Demir profil ve suntalar çok ucuz malzemeler olduklarından üç kağıtçı mobilyacılar bunları kullanıyorlar. Sizin dışarıdan bakarak koltuğun içinde ne kullanıldığını anlamanız mümkün olmuyor. Zamanla bu koltuklarda gevşemeler, paslanmalar ve gıcırdamaların oluşmasının sebebi bu.

Diğer bir üçkağıt ise ucuz sünger kullanılması. Koltukların içinde kullanılan en kaliteli süngerler “gri sünger” dedikleri bir tür. Bunun dışındakiler daha ucuz ve zamanla çökme yapan türden süngerler. Koltuğunuzu alırken mutlaka süngerlerin rengini kontrol edin.

Koltuğun en büyük maliyeti kumaş… Kumaşın kalitesini sizin anlamanız ise gerçekten çok zor. Piyasa’da Sertex’in Antilop kumaşları en pahalı ve en kaliteli kumaşların içinde geliyor. Ancak bu kumaşların da defoluları ve ikinci kaliteleri var. Mümkünse mobilya satan dükkanın Sertex bayisi olmasına özen gösterin, buradan kalitesini üç aşağı beş yukarı çıkartabiliyorsunuz.

Mobilyalar: Mobilyaların harika göründüğüne aldanmayın… Hazır malzeme dedikleri sunta üzerine desenli bir plastik katman bastırdıkları Sunta-lam denilen bir malzeme kullanıyor olabilirler. Bunu sizin bakarak anlamanız gerçekten çok zor.

En kaliteli hazır mobilya malzemesi MDF denen malzeme. Bu sunta’dan çok daha yoğun ve sıkıştırılmış malzeme olduğu için çok daha sağlam oluyor. Çok pahalı mobilya markalarının ürünlerinde sunta-lam kullandıklarını öğrendiğimde çok şaşırmıştım. Yine burada pahalı=iyi algısının ne kadar yanlış olduğunu görebilirsiniz.

Kullanılan ürün kalitesini ise şu şekilde sıralayabiliriz.

MDF Kaplama -> MDF Cila -> MDF-Lam ->Sunta-Lam

Yani satın alacağınız mobilya şayet MDF kaplama ise en kaliteli malzeme kullanılmış demektir. Kalite MDF Kaplamadan, sunta-lam’a gittikçe düşmektedir.

Tabi MDF kaplama işi de ustalığa dayanıyor, kötü bir marangoz bu işi beceremeyebiliyor. Bu artık zamanla gözle anlaşılabilir hale geliyor, bakıyorsunuz marangoz’un işçilik kalitesini anlıyorsunuz.

5) Hazır satınalmak yerine yaptıracaksanız mutlaka referansla gidin

Tanımadığınız, daha önce iş yapmadığınız bir mobilya ustasından kazık yiyeceğiniz neredeyse garantidir. Eğer hazır almak yerine zevkinize göre yaptırmayı planlıyorsanız mobilyalarınızı, o zaman mutlaka bir tanıdık vasıtası ile mobilyacı bulun.

Göreceksiniz ki istisnai mobilyacılar hariç, İstanbul’daki mobilyacıların çoğu üç kağıtçı tipler. Ayak üstü kazık atmaya meğilliler. Ben artık MDF 18 mm 183*366 plaka fiyatlarını bile araştırıp öğrendiğim için kolay kolay kazık yemez hale geldim. Ama yeteri kadar bilgili değilseniz, tanıdık olmadan gideceğiniz mobilyacılar size kazık atacaklardır.

Attıkları kazığı da ancak mobilyanız 1-2 sene içinde çürümeye başlayınca anlayabilirsiniz, o zaman da o mobilyacıyı yerinde bulabilirseniz şanslısınız.

6) Evlilik alışverişi sabır işi, çok sabırlı olun

Yıllardır tanıdığınız, çok iyi anlaştığınızı düşündüğünüz sevgilinizle mobilya zevklerinizin farklı olduğunu anladığınız bir an var: İşte o zaman çok sabırlı olmanız gerekiyor. İki tarafın beklentileri çok değişik olabiliyor.

Siz evin bir odasını yıllardır hayal ettiğiniz ev sinema sistemi ile döşemeyi planlarken, nişanlınız şehir dışından gelecek akrabaları için aynı oda’da çekyatlı bazalı bir koltuk düşünüyor olabiliyor.

İki farklı uçta dolaşan zevkler ve ihtiyaçlar için orta yolu bulmanız gerekiyor. Siz bir şeylerden vazgeçiyorsunuz, nişanlınız başka bir şeylerden. Sonunda ortaya ne deveye ne kuşa benzer, devekuşu gibi bir şey çıkabiliyor :)

Şaka maka, sabırlı olursanız eğer, kazan-kazan (win-win) yaratacak bir çözüme eninde sonunda ulaşıyorsunuz ve o çözüm iki tarafı da mutlu ettiği için daha güzel oluyor. O yüzden bu süreç boyunca herkese sabırlı, anlayışlı olmayı tavsiye ediyorum.

Mobilya gezmekten yorulacağınız, bunalacağınız için sinirler gerilebiliyor. Kalpleri kırmadan önce sakince karşı taraf ne bekliyor, o beklentiyi nasıl tatmin edebilirsiniz düşünmeniz şüphesiz ki stresi ve gerginliği azaltacaktır.

7) Peşin paranız yoksa evlilik alışverişine başlamayın

Evlilik alışverişinde nakit kraldır! (Cash is king)

Hem de öyle bir kral ki… Aynı malı kredi kartına 7 taksit almak ile, peşin almak arasında 1-2 milyara yakın fark çıkabiliyor. O yüzden kesinlikle alabildiğiniz herşeyi (elektronik hariç) nakit almanız size ciddi avantaj sağlıyor.

Evlilik öncesi özellikle birikmiş nakit bulundurmaya çalışın, para biriktirmek için kendinizi biraz sıkın. Sonuçları çok etkili oluyor.

Sonuç: Biz evlilik alışverişini tamamladık gibi, artık bir çok konuda uzmanlaştık… Gördüm ki insan “alırken kazanıyor”. İstediğiniz kadar para biriktirin, iyi araştırmadan, fikir sahibi olmadan alışveriş yapıyorsanız o alınterinizle biriktirdiğiniz paralar uçuyor gidiyor.

Akıllı alışverişler, hayırlı evlilikler dilerim.

,

  • evlilik alisverisi tek bir kisiye ait olmadigi icin bu alisveriste tutumlu olmak baya bir zor. Tamamen ikna gucunuze bagli.. Aman bir kere evleniyoruz diye konusmaya basladiklari zaman daha bisey diyemiyorsunuz :( sonra adiniz cimriye cikiyor v.s.

  • Güzel bir yazı çalışması. Cash is king! konusunda katılıyorum ve sadece evlilik değil diğer tüm ciddi konularda da önemli olduğunu düşünüyorum.

  • Pingback: Evlilik Alışverişi - Nihan ve Mustafa()

Powered by WordPress. Designed by Woo Themes

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.