İnternette Kimliğinizi Koruyun

Hiç isminizi google’da arattınız mı? Sonuç ne? Kimler çıkıyor karşınıza?

Mesela benim ismimi aratan bir kişinin karşısına acayip karakterler çıkabiliyor… Bir avukat, bir oto tamircisi, bir şair, gümrük müşaviri, 5 yıl hapis yemiş bir kaçakçı!

Hangisiyim ben? Beni aratan bir kişi nasıl anlayacak kim olduğumu?

Benim ismimle internette bir sitede abuk sabuk bir şeyler yazan birisi varsa, acaba adım lekelenir mi?

Aklıma gelen sorular bunlardı ve google bu sorulara hiç de iç açıcı cevaplar vermiyor.

O halde geriye yapacak bir şey kalıyor… “İnternet Kimliğini” korumak.

Bu yazıda nasıl yapılacağını anlatıyorum…

İnternet kimliği hayatımızı nasıl etkiliyor?

Hürriyet gazete’sinde bu konuyla ilgili enteresan bir haber çıktı. Cumhurbaşkanı Gül bile bir mevkiye birisini atayacağı zaman Google’da ismini arattırıp, hakkında haber çıkmış mı inceliyormuş.

Dolayısıyla hakkınızda çıkacak bir yalan haber Cumhurbaşkanı tarafından yapılacak atamanıza bile etki ediyor artık.

Eskiden insanlar “online” değilken birisinin geçmişini araştırmak hiç de kolay değildi. En çok eş-dost akraba’nıza ulaşıp sizi sorarlardı. “İyi çocuktur, dürüsttür” lafını duymak için CV’nize eski patronunuzun telefon numarasını eklerdiniz.

Şimdi ise referans’ınızı aramadan önce Google’daki sonuçlar işe girişinizi etkiliyor.

Artık internet hayatımızın her yerinde ve maalesef doğru veya yanlış sizin hakkınızda bir ton bilgi barındırıyor.. Ve bu kontrol edilmezse çok vahim sonuçlara gebe…

İnternet kimliğinizi nasıl koruyabilirsiniz?

1) Hemen kendi isminize bir kişisel web sayfası yapın: AdinizSoyadiniz.com şeklinde bir alan adı alarak kendinize bir web sayfası yapın. Bu web sayfasına CV’nizi, varsa sosyal mecra hesap isimlerinizi, gerçek hobilerinizi, sizin hakkınızda çıkan haber video vb. bilgileri koyun.

Bunlar dışında kalan ve adınızı arattıklarına karşılarına çıkacak şeylerin yanlış olduğunu belirten bir ibare de koymayı unutmayın.

Bu sayede internette birisi sizi arattığında, ilk elden, doğru ve kontrol edilebilir bir kaynağa erişecektir.

2) Facebook hesabınızı kapatın

Daha ne  yaptığını bilmeyen 20’li yaşlarında üniversite öğrencisi halinde iken açtığınız ve sizin hakkınızda bir ton “kurumsal hayatta problem çıkaracak” bilgiyi doldurduğunuz bu hesabı hemen kapatın.

Ne kadar arkadaşınız olursa olsun, facebook tam bir “kariyer katili”dir.

Binbir zahmetle oluşturduğunuz profesyonel imajınız, işgüzar bir arkadaşınızın yükleyeceği “sarhoş-elinde bira şişesi-gözler kayık” fotoğraf ile sarsılacaktır.

Ve zamanla facebook’a sadece üniversite kankalarınızı değil, iş arkadaşlarınızı, patronlarınızı da eklemeye başlayacaksınız.

İş başvurusu yaptığınızda sizin facebook hesabınızı kontrol edecekler ve bu yüzden işe alınmayan binlerce insanın hikayesine siz de dahil olacaksınız.

Daha detaylı facebook makalesine şuradan ulaşabilirsiniz.

3) Twitter, forum vb. alışkanlıklarınızı sınırlayın

“Söz uçar yazı kalır” lafı inanılmaz doğrudur. Normal hayatta CEO’sundan, Başbakanına, Genel Kurmay Başkanı’ndan, Üniversite rektörü’ne kadar her insan saçmalar.

Ancak genelde insanlar saçmalayacaklarında bunu etrafında kayıt cihazları yokken  yaparlar… Varsa bir abuk subuk konuşma ihtiyaçları, bunu arkadaş ortamında, fasıl’da rakıları tokuştururken yaparlar… Ertesi sabah ise kimse konuşulan saçmalıkları hatırlamaz, eğlence kapanmıştır!

Ama bu saçmalıkları adınıza açtığınız ve boş bulduğunuz bir anda yazdığınız Twitter hesabınızda yapmaya başladığınızda geçmiş olsun… Artık kayıt altındasınız! İnternete girilen hiçbirşey silinmez…

“Ahmet Boşkonuşan twitter’da XYZ dedi! ŞOK ŞOK ŞOK” başlıkları ile gazete manşetlerine malzeme olabilirsiniz. (özellikle gelecek vaadeden, kapasiteli bir insansanız bu ilerde büyük problem olabilir.)

Veya bir forumda veya mail listesinde saçma sapan bir maç muhabbetinin altına gaza gelip abuk subuk bir şey yazdınız. Arama motorları bu siteleri tarayıp, her yazılanı endekslediği için, artık bu söylediğiniz şey sizin üzerinize yapıştı.

İlla twitter kullanıcam, forumlarda yazı yazıcam diyorsanız ya twitter’ı sadece beğendiğiniz kişileri “follow” etmek için kullanın veya bir şey yazacaksanız ASLA kendi isminizle hesap açmayın (aynısı forumlar veya mail listeleri için de geçerli)

4) Profesyonel sosyal paylaşım ağlarını kullanın

Linked-in veya Xing vb. sosyal paylaşım ağlarını profesyonel bilgi paylaşımı için kullanın. (Buralarda da abuk subuk “burada şunu yedim, bugün tatile çıkıyorum, filanca bence çok banaaaalll” tarzı status-update’leri yapmayın, bunlar da kayıt ediliyor ve sizi boş-gezenin-boş-tayfası olarak gösteriyor)

Mümkün olduğunca profesyonel hayatınızla ilgili buraya bilgileri girin, yaptığınız projeler, eğitiminiz, ilgi alanlarınız vb. burada dursun.

Arama motorları bu tip siteleri daha üst sıralarda gösterdikleri için isminiz daha profesyonel bir görünüme kavuşacaktır.

5) Google profilinizi güncel tutun

Aynı facebook gibi google da siz isterseniz sizin için bir profil sayfası tutuyor. Bunu @gmail ile açtığınız hesabınızdan güncelleyebilirsiniz. Buraya da profesyonel hayatınızla ilgili bilgileri yazabilirsiniz.

Google profili olanlar ismi aratıldığında profil sayesinde daha ön sıralarda yer alabilmekte.

Sonuç: İnternet’te kimliğinizi korumak biraz zahmetli de olsa hayatınız için çok önemli. Yukarıda anlattığım maddeleri yaptığınızda kimliğiniz üzerindeki kontrolü sağlayabilir, insanları kariyeriniz ve hayatınızla ilgili daha doğru bilgilere yönlendirebilirsiniz.

, , , , ,

Powered by WordPress. Designed by Woo Themes

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.