Kredi kartı kullanım kılavuzu: Nasıl kullanmalıyız?

Şu aralar televizyonlarda, internette, forumlarda rastlayacağınız gündem maddelerinden birisi kredi kartı ve kredi kartı yüzünden batan insanlar, çöken aileler…

Bankalar milyonlarca dolar harcayarak kredi kartlarının pazarlamasını yapmaya çalışıyor. Her gün birbirinden eğlenceli, cafcaflı reklamlarını görüyoruz. Hepsinin ortak teması “normalde hayal bile edemeyeceğiniz hayat standardını, kredi kartı ile sağlayabilirsiniz” şeklinde.

Peki bankaların müşterilerine vermek için kendilerini yırttıkları, kullanmayanın pişman olduğu, kullananın ise bin pişman olduğu bu plastik şeyler gerçekte korkulması gereken şeytani şeyler mi yoksa hayatımızı kolaylaştıran ürünler mi?

Bu sorunun cevabı tamamen size ve finansal cahillik miktarınıza bağlı… Kullanmasını bilene kredi kartı muazzam imkanlar sunuyor. Bu yazımda kredi kartını akıllıca kullandığınız taktirde size sağlayacağı faydaları ve akıllı kullanım için “kullanım kılavuzunu” sunacağım.

Bankalar neden kredi kartı vermek için uğraşıyor?

Bir ara sokaktan geçenin eline tutuşturulur hale geldi kredi kartları. Hemen hemen hepsi kullanım miktarına oranla bonus dağıtıyor. Akla hayale gelmez taksit imkanları sunuyor. Hatta şimdi al 3 ay sonra öde, kredi kartına %10 indirim gibi imkanlar da sunuyor.

Bankalar bu kadar indirimi, bonusu ve taksidi bol keseden dağıtırken nasıl oluyor da zarar etmiyor ve hala kredi kartı müşterilerine yalvarırcasına kart dağıtmaya çalışıyor?

kredi kartı kullanım kılavuzuna geçmeden önce bankaların motivasyonunu anlamak lazım:

  • Bankalar kredi kartı müşterilerinden yıllık kart ücreti alır. Bu kart ücretleri kredi kartı başına ortalama 40 YTL gibi bir rakama denk geliyor. 1 milyon kredi kartı müşterisi olan bir banka için 40 Milyon YTL gibi anormal bir gelir anlamına geliyor bu ve neredeyse hiç çaba sarfetmeden ve risk almadan sağladıkları bir gelir. Bir kere müşteriyi kap, sonra her sene yol bu tavuğu… Özellikle küçük bankalar için bu tür bir gelir harika bir kaynak olduğu için kendilerini yırtıyorlar kredi kartı dağıtırken.
  • Bankalar kredi kartı kullanımlarından komisyon alırlar. Kredi kartının yaygınlaşmaya başladığı dönemleri hatırlarsanız bu komisyonları müşteriden tahsil ediyorlardı. Bazı benzin istasyonları kapısına “Kredi kartına %3 komisyon!” diye gururlar kampanya yapıyorlardı. Sonradan bunlar %0’lara çekildi… Şu an görünürde komisyon ödemiyoruz… Ama aslında ödüyoruz. Sadece bunu müşteriye ek bir kalem olarak yansıtmanın müşteriyi korkuttuğunu anladılar işletmeciler, onun yerine fark etmeden fiyatlara yansıtıyorlar. Kredi kartıyla 10 Liraya aldığınız bir ürünü peşin 9 liraya aldığınız zaman farkediyorsunuz ki aslında 1 lira kredi kartı komisyonuna gidiyor… Size indirim yapılmıyor, sadece komisyonu düşüyorlar.
  • Bankalar da kredi alır. Bankalar yurtdışından büyük meblağ tutan bir kredi alacakları zaman (sendikasyon kredisi) kendisini muteber bir banka olarak tanıtmak adına “sahip olduğu kredi kartı müşterisi” sayısını gündeme getiriyorlar. Yurtdışından bakıldığında bir bankanın ne kadar çok kredi kartı müşterisi varsa, piyasanın o bankaya o kadar güvendiği, güçlü bir banka olduğu izlenimi ediniliyor. Bu yüzden daha uygun koşullarda kredi alabiliyorlar.
  • Kredi kartı müşterisi= banka müşterisi=müşteri= MÜŞTERİ VERİSİ… Bu eşitlikler içinde en son bağladığım şey bir banka için çok değerli bir şeydir. Siz farketmezsiniz ama bankalar siz kredi kartıyla harcama yaptıkça sizin tüketim alışkanlıklarınızı öğrenirler. En çok alışveriş yaptığınız ürünler neler, harcamalarınızı hangi kanallarda yoğunlaştırıyorsunuz vs. Bunun sonucunda size özel kampanya mailleri, bazı markalarda indirim gibi veri madenciliği sonuçları ortaya çıkar. Boyner grubunun Advantage kredi kartını HSBC bankası astronomik bir ücret ödeyerek satın aldığında aslında satın aldığı şey fiziken bir kredi kartı sistemi, ama gerçekte milyonlarca kişinin ad-soyad-yıllık geliri-harcama verileri-en sevdiği ürünler-adres-telefon gibi kritik bilgileriydi.

Daha fazla detayına girmeyeceğim, kredi kartı müşterisine bankaların verdiği taksitler, bonuslar, indirimler bankaların elde ettiği gelirlerin yanında komik kaçtığı için bankalar bize kredi kartı vermek için kuyruğa giriyor.

Kredi kartını ne zaman kullanmalıyız?

AkilliGelisim.com sitesini kurarken hedefim akıllı insanların büyük firmaların ve tüccarların kurduğu tuzaklara düşmeden, onların oyunlarını tersine çevirerek bu işlerden karla çıkmalarını sağlamaktı. Bu sebeple ilk yazılarımı kişisel finans üzerine yoğunlaştırdım. Bu yazı da akıllı insanlar için bu ürünün nimetlerini göstermek içiin yazıldı.

Akıllı bir insan olarak kredi kartından korkmamız için hiçbir sebep göremiyorum. Bu kadar güzel imkanlar sunan ve hayatı kolaylaştıran bir ürünün “borç batağına saplanırım” diye korkulması sebebiyle kullanılmaması bence büyük kayıp. (Korkulması gereken şey finansal cahilliktir. Onu da bu yazıda irdeledim)

Kullanım kılavuzuna sadık kaldıkça, bu ürün hayatınızı kolaylaştırır.

Buyrun kullanma kılavuzunu:

  • Kredi kartının taksit özelliğini kapattırın: Kredi kartı borç batağına saplanmış insanların en büyük sıkıntısı normalde peşin alınması gereken ürünler için taksit yaptırmalarıdır. Örneğin 40 lira tutan bir gömleğe 10 taksit yaptırdığınızda ayda 4 lira ödeyeceğiniz için bu rakam küçük gelecektir. Taksit yüzünden rakamlar küçüldüğü için herşey “alınabilir” görünecek ve normalde nakit almayacağınız (dolayısıyla ihtiyacınız olmayan) şeyleri alır duruma geleceksiniz. Neredeyse tüm bankalar siz isterseniz kredi kartınızın taksit özelliğini kapatırlar.
  • Taksitle almak yerine almayı erteleyin: Peki ya büyük bir şey alırsam? dediğinizi duyuyorum. Büyük bir şey örneğin bir LCD televizyon olabilir. Buradaki kriter de “hemen bugün almadığım için hayatımda ciddi bir eksiklik oluşuyor mu?” sorusudur. Kabul edin, LCD televizyon icat edilmeseydi elinizdeki televizyonla pekala mutlu mesut yaşıyor olacaktınız… Dolayısıyla o televizyon acil bir ihtiyaç değil. Bunun için kenara para biriktirip, peşin alabilirsiniz. Bu sayede 3-4 ay sonra nakit alacağınız için pazarlık imkanı doğar ve teknoloji hızla ucuzladığı için daha ucuza alabilirsiniz.
  • Sadece bir tane kredi kartınız olsun: Sadece bir kredi kartınız olsun ve sadece bir bankayla çalışın. Bu sayede kendinizi kontrol altında tutabilirsiniz, harcamalarınızı takip etmeniz kolaylaşır ve bankanın itibarlı müşterisi olacağınız için size bazı konularda kıyak geçilecektir. (Daha çok bonus vermek, yıllık kart ücretini almamak vs.)
  • Yıllık kart ücreti almayan bir banka seçin: Bir çok insan 3-4 tane kredi kartına sahip ve bu kredi kartlarının her biri için üyelik ücreti ödüyorlar. Yılda 150-200 YTL’ye varan toplam kredi kartı ücretlerini “kafaya takmayan” insanlara şaşırıp kalıyorum. Bu parayla İstanbul’da harika bir lokantada iki kişi güzel bir akşam geçirebilirsiniz. Dolayısıyla kredi kartı ücreti inanılmaz gereksiz bir giderdir. Bir çok banka yıllık kredi kartı ücretini almamamktadır… Ayrıca kart sözleşmesini imzalama sırasında yapacağınız pazarlıkla kart ücretinin alınmamasını da sağlayabilirsiniz.
  • Siz en çok yan gelir sağlayacak kartı seçin: Bankalar bonus dağıtıyor ve bu konuda insanların kafası o kadar dağınık ki… Her banka en çok bonusu verdiğini iddia ediyor, oysa ki durum hiç öyle değil. Almayı düşündüğünüz kredi kartını veren bankaya “1 YTL’lik harcamam karşılığında ne kadar bonus veriyorsunuz?” sorusunu sorun ve diğer bankalarla karşılaştırın… Bunu yapmanız toplamda en fazla yarım saatinizi alacaktır. Hangi banka en çok bonus veriyorsa o bankayı seçin. (Uçakla seyahat etmeyi tercih eden bir insansanız uçuş mili veren kartlar en çok gelir sağlayanlardır. Burada en çok kazandıran kartı incelemiştim.)
  • Harcamalarınızı nakit yapıyormuş gibi planlayın: Kredi kartıyla bir harcama yaparken o paranın nakit olarak cebinizden çıktığını hayal edin… Evet ay sonunda tahsil edecekler, ama neticede sizin cebinizden o para çıkacak! Sanki hiç cebinizden çıkmayacak gibi harcamaya başlarsanız kredi kartı borçlarını ödeyemez hale gelirsiniz. Benim bu durumu önlemek için kendimi disipline ettiğim iki yöntemim var.
    1. Expenseview.com ile harcamalarımı devamlı takip ediyorum
    2. Her haftasonu kredi kartı harcamalarımı internet şubesinden takip ediyorum ve yaptığım harcama kadarını açtığım bir mevduat hesabına aktarıyorum. Ay sonunda biriken bu parayı da kredi kartı harcaması için kullanıyorum. Bu sayede pratikte de kredi kartı ile harcasam bile nakit olarak cebimden hemen çıkartıyorum parayı… Üstelik 1 ay boyunca hesabımdaki parayı likit fonda değerlendirip gelir elde ediyorum. (Sene içinde bu sayede ufak da olsa para bile kazanıyorum)
  • Peşin ödemeye indirim yapan yerlerde nakit ya da banka kartı kullanın: Çoğu işletme kredi peşin aldığınızda %10-20 arasında indirim yapar. Bunun iki sebebi vardır: 1)Bankaya komisyon ödemez, 2) Fiş kesmeyeceği için vergi vermez. (Ben “fiş almasam kaça olur” muhabbetini etik bulmuyorum, ama yine de sizin tercihinizdir) Dolayısıyla bu opsiyonu her zaman sorun, “kredi kartı kullanmazsam kaça olur?” diye.

Sonuç: Günümüzde kredi kartı bir lüks değil, zorunluluk halini almıştır. Yanınızda para taşımadığınız için güvenlidir, internetten alışveriş yapmanın başka bir yolu kalmamıştır, bozuk para vs. derdiyle uğraşmadığınız için pratiktir. Yukarda yazdığım kullanım kılavuzuna sadık kaldığınız müddetçe her üründe olduğu gibi kredi kartında da süprizlerle karşılaşmazsınız.

Umarım faydalı olmuştur.

  • Umut Utku YARDIMCI

    1 banka, 1 kredi kartı önerisine kesinlikle katılıyorum. Kredi kartı ile alışveriş; gerek ülkemiz için kayıt dışı ekonomiyi engellemesi açısından, gerekse bizler için harcama kontrolü, nakit taşımama, taksitlendirme opsiyonu, indirim-puan vb. kazanma yönünden oldukça iyi bir araç. Tüm bunlar tabi ki ay sonunda ekstrenin tamamının ödenmesi halinde…

  • Mustafa

    Mağazalar pos cihazlarını alabilmek ve kullanabilmek için komisyon ödüyorlar. Bu hizmet bankanın satıcıya sağladığı bir ödeme aracı olduğu için bundan komisyon talep ediyorlar. Sizin yaptığınız harcamanın bir kısmı ile de banka bonus verdiği için bunları da satıcıdan alıyorlar. Bildiğim kadarıyla sabit pos kirası ve bonuslar dışında bir de alışverişlerden aldıkları belirli bir komisyon mevcut.

    Hatırlarsanız bir dönem “kredi kartına %0 komisyon” diye kampanya yapıyorlardı satıcılar, yani sizin ödeyeceğiniz komisyonu üstlendiklerini söylüyorlardı. Sonra bu duruma bütün satıcılar uyandı ve çaktırmadan kredi kartı’nın size yansıyan “görünen” kısmını sıfır yaptılar! (Çünkü komisyonu biz müşterilerden talep ettiklerinde müşteri kaçıyordu)

    Şimdi ise kredi kartı komisyonunu fiyatlara gömüyorlar ve biz fark etmiyoruz… “Peşinde %10 indirim” gibi kampanyalar yapmalarının sebebi de bu, o %10’luk indirdikleri kısım bankaya vermedikleri kredi kartı komisyonu, bonuslar vb.

    Kredi kartı işinde kazanan bankalar, kaybeden ise hep müşteriler… Banka bize bu ödeme aracını satıyor ve iyi paraya satıyor! Bu işten de muazzam para kazanıyorlar.

  • pinar

    magazalar, bankanin kendilerinden komisyon aldigini soyluyor. yaniltici bir bilgi mi merak ediyorum. tamam ben aldigim urunun parasini bir ay sonra oduyorum. mantikli olan da magazanin parasini bir ay sonra almasi olacak. eger magaza ben odemeden parayi cekmek isterse komisyon odemesi anlamli. bilmek istedigim, magaza her halukarda komisyon oduyor mu?

  • Keyifsiz Katip

    çok tşk ederim bu bilgilerden dolayı :D

  • Sera

    Evet çok mantıklı bu sözleriniz, katılıyorum..Bilgilendirdiğiniz için ayrıca teşekkürler.

Powered by WordPress. Designed by Woo Themes

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.