O Eşyayı Almak İçin Kaç Saat Çalışacaksınız?

Bir alışveriş merkezine gittiniz, gezerken gözünüze bir elbise, elektronik eşya veya çok istediğiniz bir spor eşyası takıldı…

Hemen almaya niyetlendiniz, kredi kartınızı çıkarttınız ve gördüğünüz eşyayı satın alıp evin yolunu tuttunuz…

Görünüşte bu kadar kolay herşey…. Ama gerçekte öyle mi?

Kaç saat çalışmak zorundasınız bu eşyayı almak için?

Kazanmak ve Harcamak Üzerine

Eğer aklınızdan zorunuz yoksa, para kazanmak için çalışıyorsunuz demektir… Zaten çalışmak çok eğlenceli bir şey olsaydı, üzerine para vermezlerdi bize…

Hepimiz emeğimizi ve saatlerimizi satıyoruz, karşılığında ise bize belli miktarda kağıt para veriyorlar.

Bu kağıt paraları elektrik-su-telefon-ısınma-kira-ulaşım gibi zorunlu giderlere harcıyoruz.

Geriye bir miktar kağıt kalıyor. Buna “surplus” deniyor, yani ürettiğiniz değerden harcadığınızı çıkarttığınızda elinizde kalan “fazla değer” bu.

Başarı bu fazla değeri nerede kullandığınıza göre şekilleniyor aslında.

Siz nerede harcıyorsunuz kalan paranızı?

Alternatifler sınırsız: çok istediğiniz o laptop’u alabilirsiniz… veya gördüğünüz o güzel ayakkabıyı… veya belki bir yurtdışı seyahati… Hangisi sizi daha mutlu edecekse onu seçiyorsunuz ve ürettiğiniz fazla değer buraya akıyor.

Sonra elinizde başka para kalmadığı için biraz daha saatinizi satıyorsunuz… Bu çark her ay bu şekilde dönüyor.

Peki kaç saat çalışıyorsunuz o eşyayı almak için?

Sabah kalkıyorsunuz… Otobüse, servise veya kendi arabanıza atlıyorsunuz ve işinize ulaşıyorsunuz. Akşama kadar çalışıp tekrar dönüyorsunuz.

Gün içindeki toplam çalışma saatiniz sabah kalktığınız an’dan evinize ulaşmanıza kadar geçen süredir. Dolayısıyla size 8 saat mesai yapıyorsunuz diye para veriyorlar, ancak örneğin İstanbul’daysanız yolda en az 2 saatiniz gidiyor her gün… Yani 10 saat çalışıyorsunuz.

Şimdi basit bir hesap yapalım. Haftada standart olarak 50 saat çalışıyorsunuz, bu ayda 200 saate denk gelir.

Örneğin 2.000 lira aylık geliriniz varsa bunu 200’e böldüğünüzde saatlik gelirinize ulaşırsınız: yani 10 TL.

1 saatte 10 TL kazanıyorsunuz demektir.

(İş için yaptığınız alışveriş, yol masrafları vb. çıkartırsanız bu rakam çok daha fazla düşer, ama hesabı basit tutmak için biz düşmeyelim)

Çalıştınız, çabaladığınız ve yeni çıkmış bir iphone’u almayı hak ettiğinizi düşünüyorsunuz. 2000 liralık fiyatını ödeyebilmek için tam 200 saat çalışmanız gerekiyor.

200 saatinizi bir elektronik alete verdiniz… 3-4 ay sonra bu elektronik aletten sıkılacaksınız ve artık bunu kullanmak sizi eskisi kadar mutlu etmeyecek.

Dolayısıyla geçici bir heves için tam 200 saat çalışmış olacaksınız.

200 liraya aldığınız o çizme için tam 20 saatlik emek harcayacaksınız… Değer mi gerçekten? İhtiyaç mı hakikaten?

Veya sırf sıkıldığınız için değiştirmek istediğiniz arabanız var diyelim, yenisi için binlerce saat harcayacaksınız…

Değer mi?

Sonuç: Ben artık bir şey alırken, saatlik çalışma ücretimi almayı düşündüğüm şeye bölüyorum… O eşyayı almak için o kadar emek harcamaya değer mi? Başka bir şeye harcadığımda daha mutlu olabilir miyim? Veya harcamamayı seçip, gelir üretici bir kaynağa yatırmak mı mantıklı olur (örneğin bir ev almak, arsa almak, borsaya yatırmak vb.)

O eşyayı almak için iş yerinde geçireceğim saatleri düşünüyorum, değmezse almıyorum. Alacaksam da en azından daha rasyonel bir tercih oluyor. Tavsiye ederim.

,

Powered by WordPress. Designed by Woo Themes

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.