40′lı yaşlarına gelmeden “iş hayatı”ndan ayrılmak olarak tanımlanabilecek yeni bir akım başladı dünyada: Erken emeklilik.
Normalde “emekli” olmak demek tanım olarak “üretken” günlerin sonuna gelmek demektir. Bu da 60′lı yaşlara denk gelir.
Devlet ve kurumlar bu kapitalist sistemde insana “çalışan makine” muamelesi yapmaktadır. Nasıl ki makineler “faydalı ömrünü” doldurduğunda üretim hattından çıkartılırsa, insan da ancak “faydalı ömrünü” doldurduğunda üretim hattından çıkartılır.
Ancak üretimden çıkartılan bu insanlar, yıllarca “üretimden çıktıktan sonraki kısa hayatlarında çalışmadan yaşayabilmek için” para biriktirmeleri sebebiyle “emekli” olurlar. Yani işin özeti maalesef budur.
Erken emekliliğin mantığı ise henüz üretken zamanların zirvesindeyken, sağlıklı bir vücuda, yerinde bir beyne sahipken “üretim çarkından” çıkarak insanın “kendisini gerçekleştirmesini” sağlamaktır.