Tema seçerken dikkat edilecek 5 kriter

Blog yazarlarının bir vakit sonra en çok kafa yordukları konu hangi temayı kullanacaklarıdır. Gerçekten de blogunuzda kullanacağınız tema, ziyaretçilerinizin sitede geçireceği zamanı çok etkiliyor.

Yaklaşık 3 senelik bloggerlık hayatımda onlarca temayı test etme şansım oldu ve bugün itibariyle yeni ve daha sade bir temaya geçtim. Bu yazıda bu süreçte öğrendiğim en temel şeyleri anlatıyorum.

Blog teması seçerken dikkat edilecek 5 şey:

1) Sadelik: Seçtiğiniz tema sade olmalı… Sadelik derken kastettiğim şey, kullanıcının gözünü yormayacak renklere sahip olması, mümkünse sadece iki kolon içermesi (sağ tarafta bir eklenti kolonu ve sol tarafta yazıların kendisi olacak şekilde) ve okunaklı bir font içermesi…

Kullanıcı karmaşık bir arayüze sahip bir sitede çok fazla vakit geçirmek istemiyor. Kullanıcılar sitenize girip, gözü yorulduğu için hemen çıkıyorlarsa yazılarınızı okumayacaklardır.

2) Fonksiyonellik: Bu konuyu biraz kırmak lazım:

  • Reklam desteği: Blogunuz ziyaretçi çekmeye başladığında ve hosting masrafları sizi rahatsız edecek seviyeye ulaşınca ister istemez sitenizin en azından kendi masraflarını çıkartacak kadar reklam içermesini isteyeceksiniz. Bu sebeple seçeceğiniz temanın mutlaka kullanıcıların en çok tıkladığı bölgeler için reklam alanları içermesine dikkat edin. (Bunlar genellikle başlığın hemen altı, sitenin en üst sağ kısmı ve yazının sonudur). Üçüncü parti eklentilerle sonradan reklam desteği de kendiniz ekleyebilirsiniz ancak her zaman için temanın içinde bunun hazır gelmesi önemli.
  • Kayan Yazı Desteği: Sitede kullanıcıların en çok dikkatini çeken şey, ana sayfadaki kayan yazı uygulamasıdır. Bu uygulama sayesinde okunmasını istediğiniz, kenarda köşede kalmış yazılarınızın reklamını kolayca yapabilirsiniz… Örneğin akilligelisim ve teknodoktor sitelerindeki ana sayfalarda bu tür uygulamaları bulabilirsiniz.
  • Populer yazılar: Tema içinde populer yazıları, yeni yazıları ve yorumları gösteren sağ taraf sidebar’da bir uygulamanın hazır gelmesi çok avantajlı oluyor. Bu sayede temanın içinde bütünleşik şekilde derli toplu yazıları görebiliyor kullanıcılar. (Yine bu da üçüncü parti eklentilerle sonradan yapılabilir, ancak tema yaratıcısının kendi hazırladığı kodlar site içinde daha güzel duruyor genelde)
  • Türkçe dil desteği: Temel php programlama bilgisi ile yabancı dilde hazırlanmış bir temayı Türkçe’ye çevirebilirsiniz. Ancak bu son derece zaman alan bir çalışma olacaktır. Üstelik tam olarak ne yaptığınızı bilmiyorsanız sitenin görünümünü de bozabilirsiniz. Bu sebeple Türkçeleştirilebilir temaları seçmeniz veya Türkçe hazırlanmış tema kullanmanız avantajınıza olacaktır.

3) Görsellik: Temanızın mutlaka küçük resim (thumbnail) desteği olmasına dikkat edin… Sadece yazılar ve başlıklardan oluşan temalar sıkıcıdır ve kullanıcıların dikkatini yazıya çekemez. Bazen ufak bir resim, saatlerce düşüneceğiniz bir başlıktan daha etkili olabilir. Bu sebeple yazıların özet kısımlarında küçük resim desteği veren temaları seçmenizde fayda var. (Yine akıllı gelişim ana sayfasını inceleyebilirsiniz ne demek istediğimi daha iyi anlayabilmek için)

4) Kolay güncellenebilirlik: Temanızın ana renklerini, yazıların konumlarını, başlıkların tiplerini ve hatta logonuzu kolay değiştirebileceğiniz bir tema yönetici arayüzünün olmasına özellikle dikkat edin. Bu yoksa yine php ve css kodlaması bilmeniz gerekecektir sitede değişiklikler yapmak istediğinizde… Kaliteli tema yaratıcıları temalarını birden çok amaç için tasarlıyorlar… Örneğin aynı temayı bir tıklama ile blog formatına da çevirebiliyorsunuz, canınız isterse fotoğraf blog’u yapabiliyorsunuz (fotoblog) veya kurumsal bir site için sayfa-tabanlı ve statik hale de getirebiliyorsunuz…

Böyle esnek bir altyapısı olan bir blog teması kullanıyorsanız, güncellemeler ve değişiklikler sırasında çok ciddi vakit kazanırsınız. Aynı zamanda aynı temayı farklı sitelerinizde de kullanarak hem ekstra masraftan kurtulursunuz hem de hızlı bir şekilde farklı görünümlü siteler kurabilirsiniz.

5) Sosyal medya desteği: Blogunuzda facebook, twitter, flickr vb. sosyal medya siteleri için canlı bağlantılar olması çok önemli. Bu sayede sitenize trafik çekebilir, kullanıcılarınıza entegre bir deneyim sağlayabilirsiniz. Bu sebeple artık pek çok tema yaratıcısı temalarının içine sosyal medya sitelerini entegre ediyorlar. İyi bir entegrasyon ile zaman ve emek harcamadan sosyal mecralardan okuyucularınızla iletişime geçebilirsiniz.

Sonuç: Temalar blog sahiplerinin başarısında çok önemli bir yer kaplıyor… Profesyonel görünümlü, sade ve fonksiyonel tasarımlar okuyuculara daha iyi bir deneyim sağlıyor ve onları site içinde daha fazla zaman geçirmeye teşvik ediyor.

Bu sebeple tema seçimi sırasında harcayacağınız vakit aslında çok önemli bir yatırım haline geliyor. Mutlaka en az 5-6 farklı tema ile sitenizi test edin… Temalarda çok fazla değişiklik ihtiyacı varsa o temadan uzak durmanızı tavsiye ederim, çünkü tema düzeltme işine girerseniz bu ciddi vakit alan bir emektir ve bir yerden sonra katma değeri düşüktür.

Kafanızda nasıl bir blog tasarımı oluştuğunu not edin ve buna uygun çok fazla değişiklik ihtiyacı gerektirmeyen temalara yönelin.

, ,

Powered by WordPress. Designed by Woo Themes

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.